23 Nisan , 2024, 13:21:36

Haberler:

www.herseyibilen.co Durma! Merak ettiğin her konuda her soruyu sen de sor!


Show posts

This section allows you to view all posts made by this member. Note that you can only see posts made in areas you currently have access to.

Topics - _inci_tanem_

1
arkadaşlar bir arkadaşım için 41 ayetel kürsi topluyoruz hamilelerden 1 tane okumasını rica edeceğim okuyan okudum yazarsa çok sevinirim RABBİM isteyen herkeze sağlıkla hayırlısıyla nasip etsin  :amin: :amin:  hamişlerede sağ salim kucaklarına almak nasip olsun  :amin: :amin:
2
Arkadaşlar tecrübeli ve bilgisi olan annelere bir sorum olacak malum bende çalışan bir anneyim :'(  oğlum 6.ayını doldurunca işe başladım :'(  ilk zamanlar işyerinde süt sağıp götürüyodum eve fakat bir süre sonra iyice azaldı 60 ml zor çıkıyo bende sağmıyorum oğlum sabah çıkmadan emiyo 7 gibi akşam 6'da evde oluyorum göğüste bekliyo size sorum bu sütün zararı olur mu ?  bazılarından bu şekilde duyum aldım bilginiz varsa paylaşırsanız sevinirim
3
Merhaba arkadaşlar oğlum yaklaşık 8 aylık işe başladığım için eskisi kadar sık emziremiyorum fakat sabah akşam birde işyerinde sağıp götürüyorum yeşilçay içebilirmiyim zararı varmı olur mu bilgisi olanlar yardımcı olabirse sevinirim ??
4
Modern hayatın insanlığa sunduğu acı reçetenin ilk sırasında doğurganlık olayını olumsuz yönde etkilemesi gelmektedir.

Modern hayatın insanlığa sunduğu acı reçetenin ilk sırasında doğurganlık olayını olumsuz yönde etkilemesi gelmektedir. Bahçeci Sağlık Grubu Akupunktur Uzmanı Dr. Hasan Ali Nogay "Kişiye özel beslenme programı, egzersiz, akupunktur, nöral terapi, EFT(Duygusal Özgürleştirme Tekniği) ve NLP gibi tamamlayıcı tıp yaklaşımları anne adayını stresin zararlarından koruyup, hormonal dengeyi düzeltmeye yardımcı olur, gebelik şansını artırır" dedi.

Anne-baba olmayı çok arzu ediyor ancak bir türlü mutlu sona ulaşamıyorsunuz. Bahçeci Sağlık Grubu Akupunktur Uzmanı Dr. Hasan Ali Nogay çocuk hayalini gerçeğe dönüştürmek isteyen çiftlere 7 önemli öneride bulundu:

"1-Anne-baba olmaya karar verildiğinde öncelikle beslenme alışkanlıkları yeniden düzenlenmelidir. Örneğin "şeker, tatlandırıcılar, kafein, sigara, kola, alkol" gibi vücuda zararlı birçok molekülün kullanımı sonlandırılmalıdır. Çay içilecekse "şekersiz" olarak ve azaltılarak içilebilir.

2-Stresten Kurtulun... Modern hayatın bir parçası gibi olan stres altında uyku düzeninin, beslenme düzeninin bozulmasıyla insülin, adrenalin (hipertansiyon) ve leptin direnci -obezite (metabolik sendrom) için uygun zemin oluşmaktadır. İnsülin ve leptin direnci olan kişiler, "acıkma" ve "doyamama" korkusu içinde yaşar veya doyduklarını hissetmez. Çünkü stres, "kortizon hormununun" dengesiz ve yüksek miktarda salınması ile "açlık hissini" körükler.

3-Eğer kilo fazlalığı mevcutsa dengeli bir kiloya ulaşmak için en iyi dönem gebelik öncesidir.
Obezite yani kilo fazlalığı; koroner kalp hastalığı, hipertansiyon, inme, tip 2 diyabet, rahim, meme kanseri, yumurtalık kistleri (polikistik over sendromu), depresyon osteoartrit (romatizma), varis, uyku-apne sendromu, doğum zorlukları gibi hastalıklar için çok önemli risk faktörü olduğu artık kesin olarak biliniyor.
Son çalışmalar, yüzde 5-10'luk kilo kaybının bile dramatik bir şekilde yumurtlama ve gebelik şansını artırdığını göstermektedir.

4-Sigaradaki nikotin, yumurtalıkları etkileyerek genetik anomalilere neden olabilir. Sigara içen erkeklerin spermlerinde daha fazla şekil ve hareket bozukluklarına rastlanmaktadır. Erkekler, sigara kullanmayan eşlerini pasif içici yaptıkları için, üreme sağlığının da bozulmasına sebep olmaktadır. Sigara içen gebeler, daha çok erken doğum yapmaya eğilimlidirler. 'Ani Bebek Ölümü' de sigara içenlerde daha sıklıkla rastlanan bir durumdur. Erkeklerde sperm oluşumunu olumsuz etkilememek için 2.5 ay önce; kadınlarda da en az 1 ay önce sigara bırakılmalıdır. (Kadınlarda eğer belirli bir "hormonal dengesizlik" mevcutsa, süre erkeklerle aynıdır.)

5-Alkol de gebe kalma şansını azaltır. Anne karnında alkole maruz kalan bebeklerde uzun dönemde zeka gerilikleri, öğrenme bozuklukları, davranış bozuklukları görülebilir. Alkol erkeklerde de sperm sayısı ve kalitesini azaltır.

6-Hamile kalmayı kolaylaştırmak için çiftlerin evde kendi kendilerine kullanabilecekleri ilaçlar yoktur. Gebelik için kullanılan vitaminler (folik asit ve multivitaminler) veya demir (kan) hapları hamile kalmayı kolaylaştırmaz. Anne olmak isteyen her kadının yeterli folik asit ve diğer besin unsurlarını dengeli alması, hamileliği kolaylaştırmak için değil bebeğin sağlıklı gelişimi içindir.

7-Kişiye özel beslenme programı,  fiziksel egzersiz, akupunktur, nöral terapi,  EFT(Duygusal Özgürleştirme Tekniği)  ve NLP gibi tamamlayıcı tıp yaklaşımları ile "anne adayını" stresin zararlarından koruyup hormonal dengeyi düzeltilebilir. 'Aşırı yeme isteği ve doymama' hissinin de önüne geçebilir. Ayrıca anne-baba adayları bağımlılıklarından (sigara-tatlı-çikolata vb) kurtarılır, sağlıklı-dengeli beslenmeye geçişte yaşanabilecek 'yoksunluk ve tatminsizlik' sendromlarından da korunur
5
6
Yeni doğan bebeklerin zekalarının gelişiminde anne-babaya büyük görev düşüyor. Onlarla konuşun, dil çıkarın, gıdıklayın... Zeka gelişiminde bebeğinizle birlikte gerçekleştirebileceğiniz aktiviteleri de içeren 25 öneri:

Uzmanlar, ebeveynlere; dil çıkarıp, ayaklarını gıdıklayarak bebeklerinin zeka gelişimine katkıda bulunmalarını ve onları güldürmelerini öneriyor.

Bebeklerin zeka gelişimlerinin desteklenmesinde 0-1 yaş arası dönemin önemine dikkat çeken uzmanlar, bu konuda anne-babalara önemli görevler düştüğünü belirtiyor.

Bebeklerle konuşmak, onları güldürmek, onlara şarkı söylemek ve kitap okumak; özellikle öğrenme becerilerinin gelişimi açısından bebeklere büyük katkı sağlıyor.

İşte, zeka gelişiminde bebeğinizle birlikte gerçekleştirebileceğiniz aktiviteleri de içeren 25 öneri:
1- Göz teması kurun: Yeni doğan bebekler kısa süre içinde yüzleri ayırt etmeye başlarlar ve sizin yüzünüz onun için en önemlisi! Size her baktığında, belleğini biraz daha oluşturur.

2- Onunla uzun konuşmalar yapın: Alabileceğiniz tek karşılık, boş bir bakış olacak ama çocuğunuz konuşmaya istekli gibi göründüğü zamanlarda, konuşmanıza kısa aralıklar vermeyi unutmayın. Kısa süre sonra, diyalogların ritmini anlamaya başlayacaktır. Bakışları da boş olmayacaktır.

3- Anne sütüyle besleyin: Anne sütü ile beslenen çocukların daha yüksek IQ'ları olduğu bilinen bir gerçek. Ayrıca emzirirken; çocuğunuzla konuşmayı, ona şarkılar söylemeyi ya da basitçe saçını okşamayı ihmal etmeyin.

4- Dil çıkarın: Araştırmalar, yeni doğan bebeklerin daha iki günlükken basit yüz hareketlerini taklit edebildiklerini gösteriyor. Bu da çok erken problem çözebilme yetisi oluşturmalarını sağlıyor.

5- Aynada kendine baksın: Bebeğinizin aynada kendisine bakmasını sağlayın. İlk başta, başka bir bebeğe baktığını düşünebilir ama 'diğer' bebeğin kollarını hareket ettirmeye ve gülümsetmeye bayılacaktır.

6- Ayaklarını gıdıklayın: Bebeklerin espri anlayışını geliştirmenin ilk adımı gülmektir. Ayak parmaklarından çenesine kadar onu gıdıklayarak; "Geliyor geliyor..." ya da "Seni yakalayacağım" oyunları oynayın. Bu, çocuğunuzun olacakları tahmin edebilme becerisi oluşturması için ilk adımdır.

7- Farklılıkları vurgulayın: Birbirine benzeyen ama aralarında küçük bir fark bulunan iki fotoğrafı bebeğinizin yüzüne doğru tutun. Çok küçük bir bebek bile, bir birine bir ötekine bakacak, anlatmak istediğiniz şeyi anlamaya çalışacak ve sonunda ayırt edici ayrıntıyı görecektir. Bu egzersiz okumaya başlamarken katkı sağlayacaktır.

8- Manzarayı paylaşın: Bebeğinizle birlikte syürüyüşlere çıkın. Yürürken ona etrafta olup biteni anlatmayı unutmayın. Böylece bebeğinize sonsuz bir kelime haznesi kazandırmış olursunuz.

9- Yanında çıldırın: Bebeğiniz sizin değişen tonlarda sesler çıkararak yaptığınız konuşmalardan büyük keyif alır.

10- Şarkı söyleyin: Bazı araştırmalar, müziğin ritmini öğrenmenin matematik öğrenme ile bağlantılı olduğunu ortaya koyuyor. Günlük yaptığımız işleri ona melodiler eşliğinde söyleyin.

11- Bezini değiştirme süresini iyi kullanın: Bebeğinizin altını yavaşça değiştirin. Rutininizi anlayabilmesi için o sırada neler yaptığınızı ona sakin sakin anlatın.

12- Oyun bahçesi olun: Yere sırtüstü yatarak üzerinize tırmanmasına, üstünüzde emeklemesine izin verin. Böylece bebeğiniz ileride koordinasyon ve problem çözme becerilerine sahip olur.

13- Alışverişe gidin: Oyunlara ara verdiğinizde onunla birlikte alışverişe gidin. Oradaki yüzler, sesler ve renkler bebeğinizin iyi vakit geçirmesini sağlayacaktır.

14- Kitap okuyun: Araştırmalar, 8 aydan itibaren bebeklerin bir hikayeyi 2- 3 kez dinledikten sonra, içindeki kelimeleri öğrenmeye başladıklarını gösteriyor. Ona kitap okuyun!

15- Ce-e oynayın: Saklanma ve bulunma oyunlarınız sayesinde bebeğiniz, objelerin kaybolabileceğini, sonra yine geri gelebileceğini öğrenir.

16- Albüm yapın: Akraba ve arkadaşlarınızın fotoğraflarının olduğu bir albüm yapın ve bebeğinizin hafızasını tazelemek için zaman zaman ortaya çıkartın.

17- Yemeğiyle oynamasına izin verin: Hazır olduğunda, farklı farklı yiyeceklerin tadına parmaklarıyla bakmasına izin verin.

18- Yerdekileri toplayın: Bebeğiniz durmaksızın mama sandalyesinden aşağı bir şeyler atıyor. Sinirlenmeyin! Bebeğiniz yalnızca yerçekimi kanununu öğreniyor.

19- Engelli bir yol hazırlayın: Minderleri ve oyuncakları yere serpiştirin ve ona,bunların nasıl üstünden ya da altından emekleyerek geçebileceğini gösterin. Motor becerilerinin gelişmesine katkı sağlamış olursunuz.

20- "Beni yakalayamazsın!" oynayın: Bazen hızlanıp bazen yavaşlayarak evin içinde dizlerinizin üstünde gezinin ve sizi takip etmesini sağlayın. Eğlenceli oyunlar oynayabileceğiniz yerlerde durmayı ihmal etmeyin.

21- Komik surat yapın: Bebeğiniz burnunuza her dokunduğunda 'Bip' sesi, kafanıza vurduğunda komik bir ses çıkarın. Aynı ses ya da davranışları üç-dört kez tekrarlayın.

22- Kendi yolunuzu bulun: Bebeğinizi kucağınıza alıp tüm evi dolaşın. Ellerini soğuk cama, yeni yıkanmış çamaşırlara, yumuşak yapraklara ve diğer güvenli eşyalara dokundurun. Dokunduğu her nesnenin adını söylemeyi de unutmayın.

23- Uzun hikayeler anlatın: En sevdiği hikayeyi bulun. Hikayenin kahramanının adını bebeğinizin adı ile değiştirerek daha cazip hale getirin.

24- Bir hayvan kitapçığı oluşturun: Onunla hayvanat bahçesine gidin ve en çok ilgi gösterdiği hayvanların fotoğraflarını çekerek bir albüme yerleştirin. Daha sonra, hep birlikte hayvan kitabınızı okumaya başlayın. Arada hayvan sesleri çıkartmayı unutmayın.

25- Her şeyi sayın: El ve ayak parmaklarını, evinizdeki merdivenleri ya da yerdeki oyuncakları birlikte sayın. Kısa süre sonra o da size eşlik etmeye başlayacaktır.
7




  :occasion16: :occasion16:  YaŞa . sev . gÜl! bunlar eksik olmasin yaŞaminda. yaŞin kaÇ olursa olsun her Şeyin en gÜzeli seninle olsun. nice mutlu, neŞeli ve yaŞam dolu yaŞlara tüM SevdİkLeriNLe BiRlikTe :occasion16: :occasion16:


DOĞUM GÜNÜN KUTLU OLSUN CANIM  :opucuk:
8
Erkek annesi olmak ne demektir...? Bir kere en başta çocuğunun fiziken sana benzemeyeceği gerçeğini kabullenebilmek demektir. Hayatta bilmediğin bazı şeyleri ona öğretmek, çocukluğunda hiç oynamadığın oyun ve oyuncakları ona öğretmek; birlikte araba sürmek, otoparklar inşa etmek, hatta araba marka ve modellerini onunla öğrenmek demektir. Oğlunun hayatındaki ilk kadınken, büyüdükçe başkalarının da olacağını bilip o günlerin hayallerini kurmak, seni çok sevip örnek alırken ona bazı şeyleri neden senin gibi yapamayacağını anlatabilmektir. Oğlunla yapışık ikiz gibi dolaşmaktır. Eşin için, hayatında bu kadar çok sevebileceğin başka bir erkek yok diye düşünürken, sana aksini ispatlarcasına çıkıp gelen bu küçük prense deliler gibi aşık olmak, sevgini içinde taşıyamayıp durmadan hüngür şakır ağlamak, koklamaya öpmeye doyamamak, dokunmaya kıyamamak demektir. Erkek annesi olmak... İçindeki erkeği keşfetmektir onunla. Bunca yıldır 'kadın'ken ve daha yeni 'anne' olmaya alışırken, bir de 'erkek' olmak... ona en iyi dost, en iyi öğretmen, en delikanlı arkadaş, en sert koruma olmak... Erkek annesi olmak... Onunla büyümek onunla güzelleşmektir..Fakat olgunluk, ergenlik, 'erkeklik' evresinde sarılıp öpememek, uzaktan sevmektir Erkek annesi olmak ...
:love9: :love9: :love9: :love9: :love9:
9
Arkadaşlar p.tesi günü dr.ilaçlarımı yazdırmaya gittim şikayetin varmı dedi koyu sarı akıntım oluyodu ve son zamanlarda açık yeşil bir kaç kere olduğunu söyledim ve bana bu fitili yazdı dr.güveniyorum ama hala kullanmadım 18.haftada erkek bebeklerde prostat oluşuyomuş  :-\ bir hafta sonra kullanayım diye düşündüm siz gebeyken bu fitil'i kullandınız mı yardımcı olursanız memnun olurum  :opucuk: :opucuk:
10
Çocuk sahibi olmak isteyip olamayan çiftlerin uzmana yönelttiği ilk soru: 'Bütün tahliller normal, eşimin hamile kalmasında bir engel yok ama çocuğumuz olmuyor.Neden?'
Bahçeci Sağlık Grubu Umut Tüp Bebek Merkezi Kadın Hastalıkları ve Tüp Bebek Uzmanı Dr. Süleyman Tosun bu soruyu şöyle cevaplandırıyor: "Her 6 çiftten biri 'Açıklanamayan İnfertilite' sorunu yaşıyor. Çiftelerin boşu boşuna zaman harcamalarına veya gereksiz tedaviler görmelerine engel olacak en önemli adım: sperm analizinin tecrübeli uzmanlar tarafından yapılmasıdır. "

'Açıklanamayan infertilite' de sperm analizinin önemi
Çocuk sahibi olmak isteyip olamayan çiftlerin uzmana yönelttiği ilk soru: 'Bütün tahliller normal, eşimin hamile kalmasında bir engel yok ama çocuğumuz olmuyor.Neden?'




Bahçeci Sağlık Grubu Umut Tüp Bebek Merkezi Kadın Hastalıkları ve Tüp Bebek Uzmanı Dr. Süleyman Tosun bu soruyu şöyle cevaplandırıyor: "Her 6 çiftten biri 'Açıklanamayan İnfertilite' sorunu yaşıyor. Çiftelerin boşu boşuna zaman harcamalarına veya gereksiz tedaviler görmelerine engel olacak en önemli adım: sperm analizinin tecrübeli uzmanlar tarafından yapılmasıdır. "

Bir çift düşünün ki; anne adayında kanallar açık, hormon seviyeleri normal, ek sağlık problemi yok, erkekte sperm analizi de normal ancak yıllar geçmesine rağmen gebelik elde edilemiyor. Bahçeci Sağlık Grubu Umut Tüp Bebek Merkezi Kadın Hastalıkları ve Tüp Bebek Uzmanı Dr. Süleyman Tosun'nun bu sorunu yaşayan çiftlere önerisi: "Bu durumda çiftler neden hamile kalamadıklarından ziyade nasıl hamile kalacakları noktasına odaklanmalıdır...
Sperm Analizi Çok önemlidir!

Dr. Süleyman Tosun konuyla ilgili açıklamalarına şöyle devam ediyor: " Tıbbın cevap bulamadığı konulardan birisi de 'Açıklanamayan İnfertilite' vakalarıdır. Son yıllarda bazı açıklayıcı faktörler bulunsa bile her 6 çiftten birinin kısırlık nedeni hala belli değil. Burada önemli nokta; erkeklerin sperm analizi değerlendirilmesinde yaşanan sıkıntılardır. Sperm analizi basit bir laboratuar tekniği olmadığı gibi sperm örneği değerlendirilirken göz emeği bilgisi ve tecrübesi çok önemlidir. Sanılanın aksine gebe kalınması için sadece sperm sayısı yeterli olmamaktadır. Spermlerin hareketleri daha da önemlisi morfoloji -yani şekilleri- üretkenlik potansiyelini etkilemektedir. Sperm morfolojisini ölçmenin tek metodu ise; herhangi bir cihazla ölçülmediği için mikroskop altında direk gözle bakmaktır. Yapılan araştırmalarda aynı sperm örneği farklı laborantlar tarafından değerlendirildiğinde çok farklı sonuçların rapor edildiği saptanmıştır. Sperm analizinin konun uzmanı, tecrübeli biri tarafından yapılması çocuk sahibi olmak isteyen çiftelerin boşu boşuna zaman harcamalarına veya gereksiz tedaviler görmelerine engel olacaktır. Tek bir sperm analiziyle sağlıklı olup olmadığı anlaşılmaz. En az 2 ay geçmiş testlerle spermde gerçekten problem olduğunu tespit edebilir. Unutmamak gerekir ki; sperm sayısının düşük olması gebe kalma olasılığınız az olduğunu gösterir. Tek bir sperm ile yumurtanın döllendiği düşünülürse sperm analizinde problem olan erkeklerin tamamıyla umutsuzluğa kapılmalarına gerek olmadığı söylenebilir. Sperm analizi sorunlu erkeklerin konunun uzmanı bir ürolog tarafından değerlendirilmesi gerekir. En basit ve etkili yöntemler; sağlıklı yaşamak, sigara ve alkolden uzak durmaktır.
11
Ceviz'in bilinmeyen özelliği!
Tıp dergisinde yayımlanan araştırmanın sonuçlarına göre, günde yaklaşık iki avuç ceviz yemek...


Günde yaklaşık iki avuç ceviz yemenin genç erkeklerde sperm sağlığını artırdığı gözlendi.
Biology of Reproduction (Üreme Biyolojisi) adlı tıp dergisinde yayımlanan araştırma sonuçlarına göre, diyetlerine 12 hafta boyunca ceviz ekleyen erkeklerde spermin şekli, hareketi ve canlılığı gelişim gösterdi.
Cevizin içerdiği yağ asitlerinin spermleri beslediği düşünülüyor. Ancak araştırmacılar, bunun dölleme oranlarını da artırıp artırmadığının bilinmediğine vurgu yapıyor.
İngiltere'de her altı çiftten biri kısırlık sorunuyla karşılaşıyor ve bu vakaların yüzde 40'ında sorunun kaynağı erkeğe ait.

Kısırlık tedavisi
İngiltere'nin Sheffield Üniversitesi'nde görevli Dr. Allan Pacey, artan sayıda araştırmanın bir erkeğin nasıl beslendiğinin sperm kalitesini etkilediğini gösterdiğini söyledi.
Araştırma ekibi bir sonraki aşamada, erkekte sperm kalitesi zayıf olduğu için çocuk sahibi olamayan çiftlerle iletişime geçerek, bol cevizli bir diyetin hamilelik olasılığını artırıp artırmadığını deneye tabi tutacak.
Erkeklerde kısırlık nedenleri genellikle çok az sperm üretilmesine, ya da spermin yeterli derecede iyi yüzmemesine, ya da boyut ve şeklindeki eksikliklere bağlanıyor.
Ceviz deneyinde 21 ila 35 yaş arasında 117 erkek, iki gruba ayrıldı.

75 gram ceviz
Bir grubun günlük diyetine 75 gram ceviz eklendi. Diğer grup ise normal diyetlerine, cevizsiz devam etti. Her iki grubun da ceviz haricinde yedikleri tipik Batı mutfağının gıdalarından oluşuyor.
Araştırmacılar, ceviz tüketen grubun sperm parametrelerinde kayda değer bir gelişim gözlerken, ceviz yemeyenlerde herhangi bir değişim tespit etmedi.
Araştırmanın ortak başkanlarından Dr. Catherine Carpenter, cevizin zengin bir ''a-linolenik asit'' kaynağı olduğunu ve sperm kalitesindeki gelişimin buna bağlı olduğuna inandıklarını söylüyor
12
Osman amcanın karısı dayak yıyp memlekete annesının yanına gtmış ve epey zamandır gelmemiştir cep telefonuyla yaptıgı cagrma istemlerine cevap alamayan osman amca son çareyi mesaj atmakta bulmustur ve karısı 1 saat içnde kapının onunde yeşermiştir işte osman amcanın mesajı :D

Kadınım bu sağa son mesajım
Bebelerinen evde oturup aglarım
Çamaşır , bulaşık tarih yaptı
...... ... Kadınım ben bu işlerden ne ağnarım

Bir tokat salladım degmedi bile
La bok mu var babağan evinde
Ula ne bilinmez bi avradımışsın
Bebelerinen beni mevlam kayırsın

Arkadasın hatçe yan yan bakıverıyo
Uzulme osman abi deyiveriyo
Bebelerin başını oksayaraktan
Kendi duşen aglamaz deyip gülüverio

Bu gun geliverdi zabahın köründe
Vallaha bi gecelik vardı zillinin üzerinde
Bulaşığa daldı , çamaşırı yıkadı
La kadınım bak göğnüm çok daraldı

Bebeleri banyoya sokup yıkayıverdi
Osman abi sende gir keseleyim diyiverdi
Bende büğün olmaz yarın diyiverdim
La kadınım sana son bir şans daha verdim

Zabaha kadar geliosan gel eve
Vallahi gelmezsen büyük tehlike
Hatçe elinde bekliyor kese
Vallah keseynen kalsa keşke :D
13
Arkadaşlar bildiğiniz üzere pco'luyum yumurtlama tembelliğim var  :'(   :y25: birde düşüğüm var ve düşüğümün sebebi bendeki kan pıhtılaşması çıktı coraspirin ve folik asit kullanmaya başladım gebe kalabilirsem RABBİMİN iziniyle kan sulandırıcı iğne kullanacakmışım..
Asıl sormak istediğim pco'lu olup düşük yapan ve tekrar gebe kalan varmı aranızda yada çevrenizde yine sıkıntılımı oluyo gebe kalınması...Bu adetten sonra kısmet olursa yine tedaviye başlıycaz ama olumsuz sonuç almaktan çok korkuyorum  :y25: :y25: RABBİM hepimizin gönlüne göre versin tez vakitte hayırlısıyla yüzlerimizi güldürsün :amin: :amin: :amin:
14
arkadaşlar biliyosunuz iki hafta önce bebeğimi kaybettim  :crybaby2: :crybaby2: ilk düşüğümdü RABBİM tekrarını yaşatmasın  :amin: :amin: :amin: kontrole gittiğimde doktoruma dedim araştırma yapılmasını istiyorum diye  oda tekrarlayan düşüklerde araştıma yapılıyo dedi bende ben şimdi yapılmasını istiyorum dedim oda için rahat edecekse yapalım dedi fakat size bir sorum var bu testi devlet hastanesine yada araştıma hatanesine gitsem istesem yaparlarmı birde adetli olarakmı gitmek gerekiyo yaptıranlardan bilgi isityorummm ??
15
arkadaşlar mucizemi kaybettim sadece 15 gün onunla olabildim.İçimde büyükce bir acı bırakarak gitti ben o benimle kalsın annesini bırakmasın diye neler yapmadım ama durmadı duramadı bundan sonra ne yapacağım nasıl dayanacağım bilmem ama meleğim gitti cumartesi günü RABBİM sabırlar verir inşallah bana  :crybaby2: :crybaby2: :crybaby2: :crybaby2: :crybaby2: :crybaby2: :crybaby2: :crybaby2: :crybaby2: :crybaby2: :crybaby2: :crybaby2: :crybaby2: :crybaby2:
16
Arkadaşlar bir konuda fikirlerinizi almak istiyorum ben geçen ay olumsuz klomen tedavisi geçirdim yumurtam oluştu ama yeteri kadar büyümedi bu ayda adetimin üstünden 7 gün geçti test yaptım çıkmadı kendi doktoruma gidecektim ki o bana iğneye geçelim dedi test olumsuz çıkınca hemen işyerimin yanındaki kliniğe gittim oradaki doktor ultrasonla baktı kist falan yok pkoda çok ileri boyutta değil aslında dedi bende klomen kullandığımı yeteri kadar büyümeden küçüldüğünü söyledim ve doktorum iğneye geçelim diyo klomen yeterli gelmedi dedi dedim oda bunu demek için çok erken en az 4 sefer kullanım gerekli dedi be duphaston ve klomen yazdı yine günde iki sefer yani geçen ay kullandığım dozda adetin 4.günü başla dedi sizce kendi doktorumamı devam edeyim yoksa bu ay klomen kullanıp şimdi gittiğim doktorun dediğinimi yapayım arkadaşlar(çok uzattım kusura bakmayın)
17
Arkadaşlar aranızda iğne tedavisi ile gebe kalan varmı?doktorum bir ay klomen kullandıktan sonra bu size yeterli gelmiyo iğneye geçelim dedi bilgilerinize çok ihtiyacım var.Yorumlarınızı bekliyorum