26 Eylül , 2021, 06:05:53

Haberler:

www.herseyibilen.co Durma! Merak ettiğin her konuda her soruyu sen de sor!


Son İletiler

Sayfa1 2 3 4 5 6 7 8 9 10
1
Öyküler / Anne Güvercin
Son İleti Gönderen Ayla224 - 24 Eylül , 2021, 00:38:10
ANNE GÜVERCİN
Güzel bir yaz günüydü. Batur elinde sapan evlerinin yakınındaki ağaçlıkta kuş avına çıkmıştı. Gözleri radar gibi dikkatle çevreyi tarıyordu. Birden arkasında bir ses duydu: 'Vurma kuşları.' Döndü, baktı. Seslenen yabancı değildi. Mahalle arkadaşı Sarper'di: " Ne istersin şu küçük yaratıklardan bilmem ki? Ne zararı var onların sana? Bırak ötsünler, uçsunlar, kanat çırpsınlar. "
Batur: " Sarper yine mi sen? Bu kaçıncı? İşime karışma demedim mi ben sana? Bak kuşları ürküttün, kaçıp gittiler. Kuş vurmak yasak mı yani? "
Sarper: " Yasak tabii. Şu sıralar kuş yavrularının büyüme zamanı. "
Batur: " Amma yaptın ha.. Yasakmış.. Yasaksa yasak. Kim bilecek benim kuş vurduğumu? Çevrede bir yığın kuş var. Bir kuş vursam kuş kıtlığına kıran girmez ya, kuş nesli tükenmez ya. Bana bak Sarper, sen iyi bir arkadaşsın, fakat şu kuş işine karışma " dedi ve ses çıkarmamaya dikkat ederek  ilerlemeye başladı. Yirmi metre kadar gittikten sonra bir ağacın altında durdu. Sapanını yukarıya  kaldırdı. Nişan aldıktan sonra sapanındaki taşı fırlattı. Taş hedefini bulmuştu. Kuş yere düşerken  havalanan bir başka kuşun kanat sesleri duyuldu. Batur  yere düşen kuşu aldı. Kendisine doğru yürümekte olan Sarper'e dönerek: " Nasıldım ama? Tek atışta hedef on ikiden. Tüylerini yoldum mu, küçük bir ateş yakarım. Sonra değme keyfime " dedi.

Arkadaşının sözlerine aldırış etmemesine içerleyen Sarper: " Ne desem, ne söylesem boşuna. Başkalarının senden daha iyi düşünebileceğini  kabul etmezsin zaten. Vurduğun bir yabani güvercin yavrusu. Yirmi gram et ya çıkar, ya çıkmaz. Düşünmediğin bir şey var. Bu yere düşerken kanat sesleri duymuştuk. Herhalde anne güvercindi uçan. Yabani güvercinler bildiğim kadarıyla kin tutarlar. Yavrusunu vurmakla hiç iyi yapmadın " dedikten sonra geriye dönerek hızlı adımlarla oradan uzaklaştı. Batur daha sonra ağaçlığın kenarında küçük bir ateş yaktı. Buraya gelirken yavru güvercinin tüylerini yolmuş ve iç organlarını temizlemişti. Kuşu pişirmeye başladı. Arka tarafındaki ağaçlardan birinde üzgün ve yaşlı bir çift gözün kendisini izlediğinin farkında bile değildi.    Anne güvercin bir taraftan yavrusunu vuran çocuğu seyrederken, bir taraftan da düşünüyordu: " Aslında elinde sapanla bir çocuğun bize doğru yaklaştığını görmesek, duymasak bile hissederiz. Biz kuşlar, ağaç dalları üzerinde otururken dalar gideriz. Geçmişi düşünürüz. Hatıralar gözlerimiz önünde canlanır. Doğrularımız, yanlışlarımız aklımıza gelir. Çoğu zaman da hayaller kurarız. Bunlar genellikle tadını damağımızda hissedeceğimiz hayallerdir. Yani gerçek olmasını istediğimiz. İşte bu gibi durumlarda bir sapanın veya bir tüfeğin bize doğru nişanlandığını görmemiz yahut yaklaşan birinin hışırtısını, ayak seslerini duymamız mümkün değildir. Biricik yavruma uçmayı öğretiyordum. Yavrum çok yorulmuştu. Bir ağacın dalına konduk, dinleniyorduk. Etraftaki ağaçlar kuş doluydu ve sanırım çoğu benim gibi hayallere dalmıştı. Küt diye bir ses duydum ve yavrumun feryadı ile kendime geldim. Baktım yavrum vurulmuş düşüyordu. Kanatlarımı çırptım ve uçtum. Havada geniş bir daire çizdikten sonra olayın olduğu yere döndüm. Çevrede kuş yoktu, kaçıp gitmişlerdi. Olayın nasıl olduğunu kuşlardan öğrenirim. Neyse bırakayım şimdi bunları düşünmeyi. Yavrumu vuran çocuk kalktı, gidiyor. Gözden kaybetmeden takip edeyim şunu. Evinin nerede olduğunu öğrenirim hiç olmazsa. "

Batur yolda gördüğü bir arkadaşıyla konuştuktan sonra oturdukları apartmanın kapısından içeriye girdi. Oturdukları daire 4. kattaydı. Anne güvercin karşı sokaktaki bir apartmanın çatısında saatlerce bekledi. Akşam olunca odaların, salonların ışıkları yanmaya başladı. Yavrusunu vuran çocuğun girdiği binanın oda ve salonlarını kontrol etmeye başladı. Örtülmeyen veya aralık bırakılan perdelerin arkasından içeri bakıyordu. 4. kattaki balkonun korkuluk demirlerinin üzerine kondu. Şöyle bir etrafına bakındı, bir tehlike var mı diye. Sonra  başını pencere tarafına doğru çevirdi. Perdesi kapatılmamış pencereden içerisi rahatlıkla görünüyordu. Onu gördü...tam karşıda oturmuş, yanındaki birkaç kişiye bir şeyler anlatıyordu. El-kol hareketleri yapıyor, kahkahalarla gülüyor, etrafındakileri güldürüyordu. Onun son derece neşeli hali içini sızlattı. Bu sahneyi daha fazla görmeye dayanamadı, kanatlarını çırptı ve simsiyah gökyüzüne doğru uçup gitti. Daha sonraki günlerde Batur evlerinin yakınındaki ağaçlıkta sık sık kuş avına çıktı. Fakat hayret!..Her zaman pek çok kuşun bulunduğu bu ağaçlıkta bir tek kuşa rastlayamıyordu.

Batur,  bir gün elinde sapanıyla buraya geldi. Çevreden çıt çıkmıyordu, etrafta hiç kuş yoktu. Yavru güvercini vurduğu ağacın altına gelmişti ki, aniden kanat sesleri duydu. Şaşırmıştı. Üzerine doğru dalışa geçen kuşu son anda fark etti. Elleriyle yüzünü kapatması onu yaralanmaktan kurtardı. Kuş çığlıklar atarak  ikinci defa saldırıya geçti. Bu saldırı birincisinden daha şiddetli oldu. Kuşun kanat vuruşları  tokat gibi yüzüne gelen Batur, sırtüstü yere yuvarlanırken eliyle kuşa sert bir darbe indirdi. Kuşun ilerideki çalıların arasına düştüğünü gören Batur, arkasına  bakmadan kaçıp gitti.  Batur o gece hiç uyuyamadı. Yatağında devamlı olarak bir o yana, bir bu yana döndü, durdu. Sabaha karşı  o kuşun kim olduğunu ve kendisine neden saldırdığını anlamıştı. O kuş, birkaç gün önce vurduğu yavru güvercinin annesiydi. Demek ki, anne güvercin yavrusunu vuranı unutmamış, devamlı olarak takip etmişti. Kuş vurmak için ağaçlığa gelirken orada bulunan kuşların kaçıp gitmesini sağlamıştı. Bu birkaç gündür ağaçlıkta kuş görememesinin nedenini ortaya çıkarıyordu. Korkunç bir takip altındaydı. Kuş vurmaya devam ederse anne güvercinin felaketine neden olacağını anladı. Zararın neresinden dönülürse kardı. Bir daha kuş avına çıkmazsam anne güvercin belki peşimi bırakır diye düşündü. Zaten sapanını anne güvercin ile boğuşurken düşürmüştü. Bundan sonra kuş vurmayacağına söz verdi.

Anne güvercin ise, Batur ile yaptığı mücadeleden sonra yerde bulduğu sapanı gagasının arasına kıstırıp uçup gitmiş, uzaklara, çok uzaklara, kimsenin onu bulup bir daha kuş vurmasına imkân bulamayacağı kadar uzaklara giderek oralarda bulduğu bir çukura sapanı atmış ve üzerine toprak, yaprak ne bulduysa doldurarak gömmüştü. Anne güvercin  sonraki günlerde ağaçlığın kenarında nöbet tutmaya devam etti. Birisi buraya gelmeye kalksa  ağaçlar üzerinde dinlenen, uyuklayan veya hayal kurmakta olan kuşları uyaracak ve bu ağaçlıkta kimsenin kuş vurmasına izin vermeyecekti.

Böylece aradan haftalar geçti. Sonbaharın gelmesiyle havalar soğumaya başladı. Bütün göçmen kuşlar gibi anne güvercin de grubuyla birlikte kışı geçirmek için sıcak ülkelere göç etti. Ertesi yıl nisan ayında anne güvercin grubuyla birlikte  bu ağaçlığa geldi. Günler  sakin ve olaysız geçiyordu. Anne güvercin fırsattan istifade ederek üç tane yumurta yumurtladı. Bu yumurtaların üzerinde günlerce kuluçkaya yattı. Sonunda yumurtalar çatladı ve üç tane yavru sahibi oldu. Yaz mevsimi boyunca yavrularını büyüttü, onlara uçmayı öğretti. Hayatta kendilerine yönelecek tehlikelere karşı  uyanık durumda bulunmayı öğütledi. Batur verdiği sözü tuttu. Bir daha onu kuş vururken gören olmadı.

SON

Yazan: Serdar Yıldırım
2
Giyim ve Ayakkabı / Ynt: Bebek Hastane Çıkışlarınd...
Son İleti Gönderen AtifRice - 03 Eylül , 2021, 13:29:07
bilgiler için teşekkürler. çok şekil olmuş.
3
Yaz Bebekleri (Haziran-Temmuz-Ağustos) / Ynt: 2020 Haziran-Temmuz-Ağust...
Son İleti Gönderen AtifRice - 01 Ağustos , 2021, 04:46:09
galiba böyle tüm ayları kategori ayırıyorsunuz.güzelmiş, daha mantıklı gibi geldi bana.
4
Sonbahar Bebekleri (Eylül-Ekim-Kasım) / Ynt: 2020 Eylül-Ekim-Kasım Ann...
Son İleti Gönderen AtifRice - 01 Ağustos , 2021, 04:44:54
önceki konu nerdeydi acaba bulamadım.
5
Giyim ve Ayakkabı / Ynt: Bebek Hastane Çıkışlarınd...
Son İleti Gönderen AtifRice - 01 Ağustos , 2021, 04:43:12
Alıntı yapılan: selcan52 - 08 Haziran , 2021, 14:40:03Bebek Hastane çıkışı nedir nasıl hazırlanır? Bebek hastane çıkışı yeni doğmuş bebeğin, doğduğu andan itibaren, hastanede geçirdiği zaman müddetince, bebeğe lazım olacak elbise, biberon bez vs.. gibi bebeğin ihtiyaçlarının konulduğu çanta olarak insanlar arasında bilinmektedir. Bu çanta ile anneler bebeğin tüm ihtiyaçlarını kısa bir süre için karşılayabilirler. Anneler hastanede kaldığı süre içinde bebek hastane çıkışı çantasını ile bebeklerinin ihtiyacını giderebilir.

 

Bebek hastane çıkışı, anneler ve anne adaylarının en merak ettikleri konular arasında yer almaktadır. Bebeklerin doğduğu andan itibaren, ihtiyaçları bitmez. Bu sebepten anneler, bebek hastane çıkışı çantasını hazırlamadan önce kapsamlı bir liste hazırlamalı. Sizler için biz bu görevi üstlendik ve bu konuda gerekli olabilecek eşyaları ve malzemeleri liste halinde sizlere sunuyoruz.

 

Bebek çantası ne zaman hazırlanmalı?
 

Bebeğinizin dünyaya geleceği gün hesaplanarak, doğumdan en az iki ay önce, bebek hastane çıkışı hazırlanmalıdır. Çünkü bazen bebekler dünyaya gelmek için sabırsız olabiliyor. Bebek hastane çantasını doğuma yakın bir zamana ertelerseniz, riskli olabilme ihtimalini de göze almak zorunda kalırsınız. Anne adayları doğuma yakın bir zamanda ağırlaşırlar ve alışveriş yapmak için enerji bulamayabilirler. Bu sebepten doğuma 2 ay kala bir zaman diliminde bebek hastane çıkışı çantası hazırlamanız, hem sizin için hem bebeğiniz için en uygun zaman olacaktır.

 

Bebek Hastane çıkışı için gerekli malzeme listesi
 

Bebek hastane çıkışların yer alan ürünler aşağıdaki gibidir;

5 Adet tulum,

2 Adet hastane çıkış takımı,

1 Adet battaniye (Mevsime uygun),

1 Paket bebek bezi,

5 Adet eldiven ve çorap,

1 Adet havlu,

5 Adet el ağız mendili,

1 Adet biberon,

1 Adet Emzik

1 Adet ıslak mendil ve pamuk

1 Adet pişik kremi

Bu ürünlere ilaveten ıslak mendil ve pişik kremi mutlaka ilave ediniz. Ayrıca bebeğin yüzünü örtmek için bir yazma yine ebeveynlerin kullanmayı tercih ettiği ürünler arasında yer almaktadır. Hem kaliteli hem de indirimli bebek hastane çıkışı ürünleri için https://www.burdagel.com/ sitesini ziyaret etmenizi tavsiye edderim

teşekkürler, bilgiler için.
6
Giyim ve Ayakkabı / Bebek Hastane Çıkışlarında Nel...
Son İleti Gönderen selcan52 - 08 Haziran , 2021, 14:40:03
Bebek Hastane çıkışı nedir nasıl hazırlanır? Bebek hastane çıkışı yeni doğmuş bebeğin, doğduğu andan itibaren, hastanede geçirdiği zaman müddetince, bebeğe lazım olacak elbise, biberon bez vs.. gibi bebeğin ihtiyaçlarının konulduğu çanta olarak insanlar arasında bilinmektedir. Bu çanta ile anneler bebeğin tüm ihtiyaçlarını kısa bir süre için karşılayabilirler. Anneler hastanede kaldığı süre içinde bebek hastane çıkışı çantasını ile bebeklerinin ihtiyacını giderebilir.

 

Bebek hastane çıkışı, anneler ve anne adaylarının en merak ettikleri konular arasında yer almaktadır. Bebeklerin doğduğu andan itibaren, ihtiyaçları bitmez. Bu sebepten anneler, bebek hastane çıkışı çantasını hazırlamadan önce kapsamlı bir liste hazırlamalı. Sizler için biz bu görevi üstlendik ve bu konuda gerekli olabilecek eşyaları ve malzemeleri liste halinde sizlere sunuyoruz.

 

Bebek çantası ne zaman hazırlanmalı?
 

Bebeğinizin dünyaya geleceği gün hesaplanarak, doğumdan en az iki ay önce, bebek hastane çıkışı hazırlanmalıdır. Çünkü bazen bebekler dünyaya gelmek için sabırsız olabiliyor. Bebek hastane çantasını doğuma yakın bir zamana ertelerseniz, riskli olabilme ihtimalini de göze almak zorunda kalırsınız. Anne adayları doğuma yakın bir zamanda ağırlaşırlar ve alışveriş yapmak için enerji bulamayabilirler. Bu sebepten doğuma 2 ay kala bir zaman diliminde bebek hastane çıkışı çantası hazırlamanız, hem sizin için hem bebeğiniz için en uygun zaman olacaktır.

 

Bebek Hastane çıkışı için gerekli malzeme listesi
 

Bebek hastane çıkışların yer alan ürünler aşağıdaki gibidir;

5 Adet tulum,

2 Adet hastane çıkış takımı,

1 Adet battaniye (Mevsime uygun),

1 Paket bebek bezi,

5 Adet eldiven ve çorap,

1 Adet havlu,

5 Adet el ağız mendili,

1 Adet biberon,

1 Adet Emzik

1 Adet ıslak mendil ve pamuk

1 Adet pişik kremi

Bu ürünlere ilaveten ıslak mendil ve pişik kremi mutlaka ilave ediniz. Ayrıca bebeğin yüzünü örtmek için bir yazma yine ebeveynlerin kullanmayı tercih ettiği ürünler arasında yer almaktadır. Hem kaliteli hem de indirimli bebek hastane çıkışı ürünleri için https://www.burdagel.com/ sitesini ziyaret etmenizi tavsiye edderim
7
Din Bilgisi / İSLAM DİNİNDE ÜÇ AYLAR VE HARA...
Son İleti Gönderen halukgta - 16 Mart , 2021, 10:53:20
Bizler öyle bir İslam yaşıyoruz ki, mezheplerin ya da fıkıh inancımızın etkisiyle, inancımızın içine girmiş bazı geleneklerimizi, bu Allah ın Elçisinin sünneti diye delil gösteriyor ve inancımızın içine ilave etmekte hiçbir sakınca görmüyoruz. Allah ın Kur'an da emrettiği bazı hükümleri de, geleneklerimize uymadığında, bu ayetin hükmü kalkmıştır, deme cesaretini gösterebiliyoruz. Tüm bunlar bizlerin Kur'an dan yavaş yavaş uzaklaşmamıza neden olduğu gibi, Allah ın hükümlerinin tam tersini yaşadığımızın da, farkında olmamızı engelliyor.

BİLDİĞİNİZ GİBİ GELENEKSEL İSLAM TOPLUMUNDA, MÜBAREK SAYILAN ÜÇ AYLAR İNANCI VARDIR. Halk arasında üç aylar diye bilinen Recep, Şaban ve Ramazan ayları mübarek kabul edilir. KUR'AN TOPLUMDA MÜBAREK SAYILAN, BU ÜÇ AYDAN HİÇ BAHSETMEZ.  Kur'an da bahsedilmediği halde, bizlerin sorgusuzca inanmamız sizce normal mi, ne dersiniz? Bu sorunun cevabını herkes, kendi nefsine mutlaka vermelidir. İslam yalnız Kur'an dan ibaret değildir, diyen bir Müslümana, bu gerçeği anlatmak sanırım çok zor olacaktır. Hatırlatırım din Allah ın dini ve Allah hükmüme hiç kimseyi ortak etmem diyor Kur'an da. Elbette Kur'an Ramazan ayından detaylı bahsederek, bu ayın bin aydan hayırlı olduğu ve Kur'an ın bu ayda indirilmeye başlandığı bilgisini verir bizlere. Gerçi İslam toplumunda Allah ın hiç bahsetmediği çok özel günleri/geceleri de bizler kutsak kabul etmiş ve bu gecelerde yapılacak duaların, ibadetlerin normal güne göre, misliyle bizlere daha sevap kazandıracağı topluma anlatılmıştır. ALLAH BÖYLE GECELERDEN DE KUR'AN DA HİÇ BAHSETMEDİĞİ HALDE, BİZLER MEZHEPLERİN KENDİMİZE GÜNAHLARIMIZI AFFETTİRECEK GECELER İLAN EDİLMESİNDEN ÇOK MEMNUN KALMIŞIZ Kİ, HEPİMİZ ADETA O GECELERİ YA DA GELENEKLERİMİZE GİRMİŞ 3 AYLARI BEKLER OLMUŞUZ. YA DİĞER AYLAR VE GECELER NE OLACAK? Her şey serbest mi? O özel gecelerin çok özel olduğuna, kim karar vermiş hiç araştırdınız mı? Allah ın hükmü değilse, lütfen kendimizi kandırmayalım.

Kur'an Ramazan ayında, Kur'an ın indirilmeye başlandığı Kadir gecesinden bahseder ama o gecenin bile hangi gece olduğunu özellikle bizlere bildirmemiştir. HER RAMAZAN AYININ, HER GÜNÜNÜ, GECESİNİ AYNI HUŞU İLE YAŞAMAMIZ İÇİN.  Çünkü Allah o gecenin hangi gece olduğunu söylediğinde kullarının, o geceye çok özellikler atfedip, diğer günlerinde/gecelerinde neler yapacaklarını çok iyi biliyor. Hatta Peygamberimize bu gecenin hangi gece olduğunu sorduklarında, BİLİYORDUM AMA ALLAH BANA UNUTTURDU diye cevap vermesi, Müslümanları pek memnun etmemiş olmalı ki, yine peygamberimizin tahminen söylediğini iddia ettikleri geceleri bulup, illaki O gece çok daha sevap kazanacaklarını ve tüm günahlarını affettireceklerini zannetmişler ve belli bir geceyi kadir gecesi ilan etmişlerdir.

Kur'an da belki günümüzde bahsedilen üç aylar geçmez ama özellikle Allah HARAM AYLAR adı altında 4. aydan bahseder. Bu aylarda savaşmanın yasak olduğu anlatılır, yani insanlar için güvenli bir aylardır bu aylar. Peki, neden savaş yasak, neden insanlar için güvenli bir ortam sağlanıyor Allah tarafından?  Onu da Bakara 197. ayetinde Allah açıklıyor ve bakın ne diyor diyanet mealinde. "HAC (AYLARI), BİLİNEN AYLARDIR. KİM O AYLARDA HACCA BAŞLARSA...."  Ayet devam ediyor ve Hac da yapılmaması gerekenleri sayıyor. Bakara 217. ayette de haram aylar konusunda, bakın nasıl bir bilgi veriyor.

"Sana haram ay ve onda savaşma hakkında soru yöneltiyorlar. De ki: "Onda savaş, büyük bir günahtır. Allah yolundan engellemek, O'nu inkar etmek, MESCİD-İ HARAM'A GİDİŞİ ENGELLEMEK ve halkını oradan çıkarmak ise, Allah katında daha büyük bir günahtır......."(Bakara 217)

Bakar mısınız lütfen ayete. Allah aynı suresinin 197. ayetinde Hac bilinen aylarda olduğunu söyledikten sonra, 217. ayetinde de Haram aylarda Mescidi Harama girişi, yani Hacca gelenleri engellemek isteyenlerin, büyük günah işleyeceklerinden bahsediyor ve bu aylarda savaşın yasaklandığından bahsediyor. HATIRLATMAK İSTERİM, ALLAH HARAM AYLARIN SAYISINI BİZZAT KENDİSİ BİLDİRMİŞ AMA HANGİ AYLAR OLACAĞINA, HZ. İBRAHİM DEN BERİ TOPLUMLARIN ANLAŞARAK, ARALARINDA BİR UZLAŞMA SAĞLAYARAK, BELİRLENMESİNİ ALLAH ÖZELLİKLE İSTEMİŞ, BÖYLECE TOPLUMLAR ARASINDA BİRLİKTELİĞİN, YAKINLAŞMANIN SAĞLANMASI AMAÇLANMIŞTIR. Hatta Kur'an geçmişte anlaşarak belirlediğiniz O haram ayların, işinize geldiğinde yerlerini değiştirerek anlaşmazlık çıkarmayın, diye Kur'an da uyarır.

Şimdi sizlere sormak istiyorum, Allah ın Kur'an da apaçık verdiği bu hükümler günümüzde uygulanıyor ve yerine getiriliyor mu? YANİ MÜSLÜMANLAR, ALLAH IN EMRETTİĞİ GİBİ HARAM AYLARDA SAVAŞMAYIP, MÜSLÜMANLAR ARASINDA BARIŞ SAĞLANIP, MÜSLÜMANLAR RAHATLIKLA BU HARAM AYLARDA HAC GÖREVLERİNİ Mİ YAPIYORLAR, YOKSA ALLAH IN KOLAYLAŞTIRDIĞI DİNİ, GELENEKLERİN VE MEZHEPLERİN DİNİ ZORLAŞTIRARAK, HAC İBADETİNİ YILIN BİRKAÇ GÜNÜNEMİ SIKIŞTIRIYORLARLAR, NE DERSİNİZ? İŞTE ALLAH IN EMRİ BÖYLE GÖRMEZDEN GELİNİYOR, ATALARIN VE MEZHEPLERİN İNANCI ALLAH IN KİTABININ ÖNÜNE, İŞTE BÖYLE GEÇİRİLİYOR.

Sizlere çok daha ilginç olanı söylemek istiyorum. Tüm bunlar yetmiyor, Allah ın apaçık hükümleri hakkında, bizlere İslam ı anlattıklarını söyleyen kişiler bakın neler söylüyor. Geçmiş yıllarda Diyanet İşleri Başkalığına, Haram aylar ile ilgili bir soru sormuştum. Bakın bana nasıl cevap vermişlerdi.

"Haram ay, saygı duyulması gereken bir zaman dilimi olduğu için savaşın yasak olduğu ay demektir. Haram aylar, ZİLKADE, ZİLHİCCE, MUHARREM VE RECEP OLMAK ÜZERE DÖRTTÜR. İSLÂM'DA HARAM AY UYGULAMASI KALDIRILMIŞTIR." Diyanet İşleri Başkanlığı.

Bakar mısınız lütfen. İslam da, HARAM AY UYGULAMASI KALDIRILMIŞTIR diyebiliyorlar. KİM KALDIRDI, NEDEN KALDIRILDI DİYE SORAN VAR MI ARAMIZDA. Allah ın Kur'an da verdiği hükmün, artık geçersiz olduğuna hükmedecek bir yetkili, babayiğit var mı aramızda? Herkes susmuş Kur'an dan uzak yaşanan İslam ı işte böyle seyrediyor. UNUTMAYALIM BU SUSKUNLUĞUN BİR VEBALİDE VAR.  İtiraz edenin sesi bile duyulmaz olmuş. Beni üzen ise İslam ı çok güzel anlatan İlahiyat Profesörlerimizin içinde, bu konuyu açıkça haykıran,  yapılan yanlışlıklardan bahsedenler çok az, sesleri hiç duyulmuyor. Neden Allah ın ayetlerinin üstü örtülüyor ve hiç kimsenin sesi bile çıkmıyor? SANIRIM İÇLERİNDEKİ KORKU, BASKIN ÇIKIYOR. AMA UNUTMAYALIM KORKULACAK, ÇEKİNİLECEK YALNIZ ALLAH TIR.

İslam ne hale geldi. Allah sizleri Kur'an dan hesaba çekeceğim dediği halde, Kur'an da hiç bahsedilmeyen üç aylar, adeta İslam ın olmazsa olmazı oluyor, ama Allah ın apaçık hüküm verdiği Haram aylar, Allah'ın emrettiği şekilde yaşanmasını bırakın, bizlere dini anlattığını iddia edenler tarafından, HARAM AYLAR UYGULAMASININ YANİ ALLAH I BU HÜKMÜNÜN, İSLAM DİNİNDEN KALDIRILDIĞINI, GÖNÜL RAHATLIĞIYLA SÖYLEYEBİLİYORLAR. İlginç olan, hiç kimseden ses bile çıkmıyor.

Lütfen unutmayalım. Allah ın her ayı ve her günü önemlidir ve her gününü Allah ın istediği gibi yaşamak, huzura vardığımızda bizlerin yüzlerini güldürecek sonuçları sağlayacaktır. Allah ın Elçisi ÜMMİYDİ, yani daha önce Kitap Ehline tabi değildi ve dini konularda bilgisi de yoktu. DİN ADINA NE ÖĞRENDİYSE, ALLAH IN KİTABI KUR'AN DAN ÖĞRENDİ. Bunu Kur'an dan öğreniyoruz. Allah Elçisine, sana indirdiğim Kur'an ile kullarıma öğüt ver hükmet emrini verdiyse, Kur'an da bahsedilmeyen hiçbir konuda peygamberimiz, bunlarda dinin emridir mutlaka yapın asla demez. Çünkü Allah ı Elçisine verdiği yetki ve sorumluluk, çok net Kur'an da açıklanmıştır. Eğer bizler geleneklerimizi, inancımızın içine sokabilmek adına, bunlar Peygamberimizin sözleridir/hadisleridir diyerek, emin olamayacağımız sözleri Allah ın Elçisinin üzerinden dine sokmaya, ilave etmeye çalışırsak, bunun hesabını asla Allah a veremeyiz. İSLAM YALNIZ KUR'AN DIR, LÜTFEN UNUTMAYALIM. Allah aşağıda yazacağım hükümleri verdiyse, sizce Kur'an ın hiç bahsetmediği konulardan bizleri sorumlu tutar mı? Ya da Allah ın Elçisi, bu ayetleri ümmetine tebliğ ettikten sora, bunlarda Kur'an da yazmıyor ama dinin emridir, yerine getirin mutlaka der mi? KARAR SİZİN İMTİHAN SİZİN İMTİHANNIZ.

Yunus 36: Onların çoğu, zandan başka bir şeye uymaz. ŞÜPHESİZ ZAN, HAKTAN GELEN HİÇBİR ŞEYİN YERİNİ TUTMAZ. Allah, onların yapmakta olduklarını çok iyi bilendir. (Bayraktar Bayraklı)

Zuhruf 44: Şüphesiz bu Kur'an, sana ve kavmine bir öğüt ve bir şereftir, ONDAN HESABA ÇEKİLECEKSİNİZ. (Diyanet meali)

Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK

https://kuranadavet1.wordpress.com/
https://twitter.com/KURANA_DAVET
http://www.hakyolkuran.com/
https://www.facebook.com/Kuranadavet1/
https://hakyolkuran1.blogspot.com/

8
Kişisel Bakım / Güzellik / Medikal Sütyen
Son İleti Gönderen forumqwert - 16 Eylül , 2020, 17:20:19
Medikal Sütyen

Yeni İnci İç Giyim Protez & Medikal Sütyen 8010

%20 Polyamide, %58 Polyster, %15 Likra, %7 Pamuk

Medikal sütyen; ameliyat sonrası, göğüs yapısının ihtiyacı olan korumaya ve desteğe sahiptir. Göğüs implant işleminden sonra, göğüslerin sabitlenmesi, duruşu ve konumu belirlenir. Bu sabitleme ve konumlandırma işlemi sadece medikal sütyenle sağlanır.
a


https://www.stildepo.com/medikal-sutyen/
9
Giyim ve Ayakkabı / Sırt Korsesi
Son İleti Gönderen forumqwert - 31 Ağustos , 2020, 18:20:41
Omurga eklemlerinin pozisyonunu korumak zordur. Duruş, sağlık sorunları ve yaşam şekline bağlı olarak omurların proporsiyonu zamanla değişiyor. Kapasitesinin üstünde yüke maruz kalan omurlar ciddi sırt ağrısı çekmenize neden oluyor. İleri sevilerde ameliyat gerektiren bu durumu, korse kullanarak da tedavi etmek mümkündür.

Kaliteli, konforlu ve kullanışlı korseler, hem erkek hem de kadınlar için özel olarak tasarlanmıştır. Duruş bozukluklarını gidermek, omurga yükünü azaltmak ve sırt kaslarını güçlendirmek gibi yararları olan sırt korse modellerimiz sayesinde ağrınızdan kurtulabilirsiniz.

Medikal Sırt Korsesi

Duruş bozukluğuna bağlı olarak sırtta oluşan kamburlaşma hem özgüven kaybına hem de çeşitli sağlık sorunlarına neden oluyor. Dik durarak vücut proporsiyonunu korumak gerekiyor. medikal sırt korseleri, dik durmayı alışkanlık haline getirmenizi sağlayacaktır. Böylece sırt, boyun veya bel ağrılarınız azalmış olacaktır. Beraberinde bel fıtığı, boyun fıtığı, boyun düzleşmesi ya da disk kayması gibi sorunlarla karşılaşmayacaksınız. Kadınların eklem ve kasları erkeklere göre daha zayıf ve güçsüzdür. Bu yüzden kadın ve erkekler için ayrı ayrı sırt korsesi sunuyoruz.

Sırt Korsesinin Önemi

Sırt korsesi, duruş bozukluğu olan veya dik duramayan kişiler için oldukça önemli bir üründür. Özellikle masa başında çalışan ya da zamanının çoğunu bilgisayar karşısında geçiren kişilerin omur diskleri arasındaki boşluk zamanla artar. Sırt kasları zayıflar ve kambur bir sırt görünümü oluşur.

Bununla birlikte sırt, boyun, bel hatta bacak ağrıları çekilmez bir hale gelir. Özellikle ağrı çeken kişiler sırt korsesi sayesinde duruşunu düzeltiyor ve ağrılardan kurtuluyor. Estetik olarak da vücut proporsiyonu düzelen kişilerin özgüveni de artırmış oluyor. Manyetik balenlerle üretilen dik duruş korseleri özellikle ağrıların hafifletilmesinde büyük yarar sağlıyor.

Sırt Korselerinin Özellikleri

Sırt korsesi yüzbinlerce kişi tarafından kullanılan bir üründür. Doğrudan cilt ile temas ettiği için kaliteli kumaş malzemeden üretiliyor. Ciltte kızarıklık ya da tahriş yapmaz. Özel kumaşı, terlemeyi önler. Yaz, kış rahatlıkla kullanılabilir. Korselerimiz ortopedik özelliğe sahiptir. Ayrıca kaymasını engellemek amacıyla bazı yerlerine yapışkan bezler takılmıştır. Bu bezler kesinlikle insan sağlığına zarar vermez. Korsenin cilt üzerinde kaymadan durmasını sağlar. Ürünlerimiz firmamız garantisi altında satılıyor. Atma, bozulma, aşırı esneme olmaz. Kir tutmaz ve kolay temizlenir. Uzun ömürlü korselerimizi yıllarca kullanabilirsiniz.

Sırt Korse Modelleri

Sırt korse modellerimiz sırt düzleştirici etkiye sahip konforlu ürünlerdir. Vücuda yapışan ve kesinlikle kaymayan korselerimiz arasında sırtı dik tutan, sırtı destekleyen, sırtı düzleştiren, medikal, manyetik ve ortopedik modeller bulunuyor. Sırt ağrısı çekenler için özel üretilen modellerin yanında kadın ve erkek müşterilerimiz için ayrı ayrı modellerimiz de mevcuttur. Ürünlerimiz ekonomik fiyat seçenekleri ve hızlı kargo imkanı ile hizmetinizde.

Sirtkorse.com
10
Bitki / Gilaburu bitkisi
Son İleti Gönderen forumqwert - 25 Ağustos , 2020, 14:24:22
Gilaburu

Gilaburu meyvesi suyu resmi üreticisi ve satıcısı Kayseri Pazarı. Böbrek taşı, tansiyon, safra kesesi ve prostat dostu gilaburu faydaları, Süleyman Demirel üniversitesi çalışmaları sonucu belgelenmiştir.

Gilaburu Suyu

Gilaburu Suyu Gün İçerisinde Pratik Kullanım; gün içerisinde yoğun olarak çalışıyorsanız, yemek yemeyi bile unutabilirsiniz. Bu kadar yoğun çalışma temposunda Gilaburu kullanmak oldukça kolaydır. Pratik kullanım olarak meyve suyu halinde hazırlanan Gilaburu, birkaç dakika içerisinde tüketilebilir formdadır ve zaman almaz. Ayrıca bir bardak yardımıyla alan kaplamadan işlerinizi gerçekleştirirken tüketmenize imkan sağlamaktadır. Gün içerisinde Gilaburu'ya ayıracağınız birkaç dakika sizlere çok şey kazandıracaktır. Orta Anadolu'da geleneksel bir içecek olarak tüketilmekte iken, Kayseri Pazarı Bio Bitkisel Ürünler San ve Tiç A.Ş tarafından şişelenip yurt içi ve yurt dışına pazarlanıyor duruma gelmiştir. Gilaburu suyu şeker ilaveli ve şeker ilavesiz olarak iki farklı formda üretimi yapılarak tüketicinin kullanımına sunulmuştur.



Gilaburu Meyvesi

Gilaburu meyvesinin tam olarak olgunlaştığı dönem sonbahardır. Sonbaharda olgunluk aşamasını tamamlayan meyve toplanmaya hazırdır. Sonbaharda toplanan taze Gilaburu salamura yöntemi ile bir süre bekletilmektedir. Salamura işlemi sonucunda ( yaklaşık 3 ay) birden çok tüketim şekli ortaya çıkmaktadır. Ağaç üzerinde olgunlaşmalarının ilk aşamasını tamamlayan meyveler, salamura aşamasında tam olarak olgunlaşmalarını tamamlayarak tüketime hazır hale gelmektedirler.
Sayfa1 2 3 4 5 6 7 8 9 10