Son İletiler

Sayfa: [1] 2 3 4 5 6 7 8 9 10
1
Din Bilgisi / MAİDE SURESİ 33. AYETİ NASIL ANLAMALIYIZ?
« Son İleti Gönderen: halukgta 15 Kasım , 2018, 12:17:45 »
Bu makalemde sizleri, Maide suresi 33. ayet üzerinde düşünmeye davet ediyorum. Bu ayet günümüzde çok farklı şekillerde anlaşılmış ve farklı manalar verilip, anlatılmaktadır. Önce ayeti yazalım ve farklı düşüncelere de yer vererek, en doğruyu aramaya, bulmaya birlikte çaba harcayalım.

Maide 33: Allah ve Resulüne karşı savaşan ve YERYÜZÜNDE FESAT ÇIKARMAYA ÇALIŞANLARIN CEZASI, ancak öldürülmeleri veya asılmaları yahut ayak ve ellerinin çaprazlama kesilmesi, ya da yeryüzünde başka bir yere sürgün edilmeleridir. Bu, dünyada onlar için bir zillettir. Ahirette ise onlar için büyük bir azab vardır. (Elmalı meali)

Bu ayeti Kur’an ın diğer ayetlerinden bağımsız ve onlardan faydalanmadan anlayan bir gurup ki bunlara mezheplerin fıkıh inançları da dâhil, Müslümanlara savaş açanların cezasını Allah, bu ayette emrettiği gibi verin, yani öldürülmeleri, dönekliklerinden dolayı el ve ayaklarının kesilmeleri ni Allah istiyor şeklinde anlamaktadırlar. Hatta bazı mealler, el ve ayaklarını çaprazlama değil, yalnız kesin diye de tercüme edenler vardır.  Bu ayeti bu şekilde anlarsak, Muhammed suresi 4. ayetinde geçen, savaş esirlerini ya bir lütuf olarak, karşılıksız, ya da fidye alarak serbest bırakın ayetiyle tamamen ters düşecek, hatta ayetler arasında Kur’an da çelişki yaratılacaktır. Kur’an da çelişki olmayacağına göre, Maide 33. ayette farklı bir konunun anlatıldığı çok açıktır.

Yine bu ayeti izah etmeye çalışan bir başka gurupta, bir öncesindeki ayetten esinlenerek, bu ayette bahsedilenlerin aslında firavun un kendisinden izinsiz, Allah a iman edenlere yaptıklarından bahsedildiği, bazı ayet örnekler verilerek anlatılmaktadır. O ayetlerden bir örnek verelim.

 Araf 124: Mutlaka ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim, sonra da hepinizi asacağım! (Diyanet vakfı )

Maide suresi 33. ayetten bir ayet öncesinde şöyle diyor Allah.

Maide 32: İŞTE BU NEDENLE İSRAİL OĞULLARI'NA ŞÖYLE YAZMIŞTIK: Kim, bir cana veya yeryüzünde bozgunculuk çıkartmaya karşılık olmaksızın, haksız yere bir cana kıyarsa, bütün insanları öldürmüş gibi olur. HER KİM BİR CAN KURTARIRSA, BÜTÜN İNSANLARI KURTARMIŞ GİBİ OLUR. Peygamberlerimiz onlara apaçık deliller getirdiler; ama bundan sonra da onlardan çoğu yine yeryüzünde aşırıya gitmektedirler. ( Bayraktar Bayraklı)

Ayete dikkat ederseniz, haksız yere cana kıyarsa bütün insanları öldürmüş gibi olur diyor. Her kim bir canı kurtarırsa, bütün insanları kurtarmış olur diyerek, adeta ölümün Allah tarafından hoş karşılanmadığı anlatılıyor. Yine genelleme yaparak, elçilerimiz onlara apaçık deliller getirdikleri halde dinlemeyerek, aşırıya gittikleri anlatılıyor. Dikkat ettiyseniz geçmişte olanlardan bilgiler veriyor.

Bu ayette örnek gösterilip devamındaki yani 33. ayette geçen, Allaha ve elçisine savaş açanlara verilecek ceza denmesine rağmen, bu ayette bahsedilenlerin İHBAR niteliğinde FİREVUN un yaptıklarına örnek verildiği, anlatıldığı söylenmektedir. Bu ayet şöyle yapın diye emir vermiyor, bilgi veriyor. Araf suresi 124. ve Taha 71, Şuara 49. ayetler bunun kanıtıdır denmekte. Emir vermeyip, bilgi verdiği konusuna katılıyorum ama bu ayetin, bahsedildiği ayetlerle bir bağlantısı olduğunu kabul edemiyorum. Çünkü her iki ayetle birlikte düşündüğümüzde bir bağlantı direk kurmak neredeyse imkânsız görünüyor. Bu zorlama bir düşünce olur, araların da bir bağlantı görünmüyor ayette. Çünkü Maide suresi 34. ayette bakın ne diyor.

Maide 34: Ancak, siz kendilerini yenip ele geçirmeden önce tövbe edenler müstesnadır. Biliniz ki Allah çok bağışlayıcıdır; merhamet sahibidir. (Bayraktar bayraklı meali)

Hatırlayınız lütfen, 33. ayette yeryüzünde fesat çıkaranların cezasından bahsediliyor ve sayıyordu yapılacaklar. Ama 34. ayette siz savaşmadan önce tövbe edip, yani yeryüzünde fesat çıkarmaktan vazgeçmişlerse, onlar bu cezadan müstesnadır diyor, bu konuda önceden bilgi veriyor. Bakın burada farklı bir konuya dikkat çekiyor Allah.  Eğer böyle olmayıp bir hüküm, emir bildiren ayet olsaydı, her kim bir suç işlemiş bile olsa o kişi tutuklanıp yargılanır cezalandırılırdı. Ama ayette bahsedilen, savaştan vazgeçen pişman olan toplumların örneği veriliyor. Şimdide farklı bir düşünceyle anlamaya çalışalım ayeti.

Maide 33. ayette bahsedilen konuların, genel konuya yani Allah ve elçisine savaş açanların durumuna dikkat çekiyor ve olabilecek sonuçları önceden bildiriyor olmalı ki, bunlardan vazgeçen cezadan kurtulur diyebiliyor.  Demek ki geçmişte de böyle olmuş. Ayetin başında dikkat ederseniz verdiği örnek, Allah a ve elçisine savaş açan, yani kanunlarına karşı gelenler diyordu. Hatırlayınız Bakara 278–279. ayetlerde de RİBA dan geri kalanı bırakın. Eğer bunu yapmazsanız, Allah a ve elçisine savaş ilan etmiş olursunuz diyordu. Bakın bu ayette de, önceden bir bilgi veriyor yani uyarıyor Allah. Yoksa kim Allah karşı savaş açabilir? Hiç kimse. Bu sözlerde uyarı, tehdit ve dikkat çekme var. Eğer bunları uygulayın demiş olsaydı, bu konuda detay vermesi gerekirdi ki, böyle bir detay, bilgi asla yoktur.

Maide 33. ayette Allah a ve elçisine sözünden kasıt, herhangi bir elçi değil, Allah ın gönderdiği tüm elçiler kast ediliyor. Devamında şu ya da bu sebepten dolayı diye detay vermeden, Allah a ve elçisine derken, Allah ın gönderdiği kanunlarına karşı durup, elçileri ile savaşanların, ya da elçilerin tebliğ ettiği dine karşı çıkanların, karşılaşacakları başlarına gelecekleri cezalardan, geçmiş toplumların karşılaştığı tüm örnekler veriliyor. Ayete dikkat ettiyseniz çok geniş bir zaman diliminden bahsediyor ve YERYÜZÜNDE FESADI YAYMAK İÇİN GAYRET GÖSTERENLERİN CEZASI DİYE ÖZELLİKLE, BELİRLİ BİR TOPLUMDAN DEĞİL, GENİŞ BİR TOPLUMDAN BAHSEDİYOR GENELLEME YAPARAK ÖRNEK VERİYOR. AYETİN DEVAMINDA DA ANCAK DİYE BAŞLIYOR VE BUNU YAPANLARIN BAŞLARINA GELMİŞ OLAYLARI ÖRNEK VERİYOR. Son kısmında da bu insanların başlarına gelen bu olaylar, onların bu dünyada ki zilletidir yani aşağılanma, rezilliğidir diyor. Bakın burada da genel bir bildirim var.

Lütfen ayete dikkat edelim. Allah elçime karşı olup ona savaş açanı, bu şekilde cezalandırın emrini vermiyor. Genelleme yaparak böyle yapanların cezası şunlar, şunlar olmuştur geçmişte diye tek tek olanları sayıyor. EMİR KİPİ DEĞİL, BİLGİLENDİRME VAR. Yani geçmiş yüzyıllar öncesinde, bugüne kadar benim kanunlarıma ve elçilerime karşı gelmiş olanlar, ya asılarak ya da farklı şekillerde toplumlar tarafından cezalandırılmış, öldürülmüştür diyor. Eza ve cefa çekerek el ve ayaklarının kesildiği cezalara da çarptırılmış olanlar vardır. Bir kısmı sözlerinde durmadıkları için, bulundukları yerden uzak diyarlara sürüldüler diye örnekler veriyor. SİZLER BUNU YAPANLARA, BU CEZALARI VERİN DEMİYOR. Demesi de mümkün değil. Çünkü böyle yapanların yani Allah ın elçisine savaş açanların cezalarını, nasıl davranılması gerektiğini Allah, Kur’an da açıklamıştır, bu düşünce ve cezalar da, bu ayetlere zaten ters düşer.

Geçmiş yüzyılları şöyle bir hatırlayınız. Din adına çıkan savaşları ve bu toplumların bir birine neler yaptığını bir düşünün isterseniz. Allah ın ayette saydığı tüm olanlar gerçekleşmiştir. Ölümler, asılmalar, el ayak kesmeler, çarmığa gerilmeler, vatanlarından sürülmeler. Bunların hepsi din adına yapılan savaşlarda insanların başına gelmiştir. Ama Allah böyle yapın demediği halde, insanlar kendi nefisleriyle, inisiyatifleri ile bu cezaları takdir etmişler. Hâlbuki Allah ın takdiri ve emri bizlere bu konuda nasıldı hatırlayalım.

Muhammed 4: İnkâr edenlerle savaşta karşılaştığınızda, hemen boyunlarını vurunuz. Onları yendiğinizde de sıkıca bağlayınız. SAVAŞ SONA ERDİĞİNDE YA BİR LÜTUF OLARAK KARŞILIKSIZ YA DA FİDYE ALARAK SALIVERİNİZ. Allah dileseydi onlara galip gelirdi. Fakat kiminizi kiminizle denemek için böyle yaptı. Allah yolunda öldürülenlerin yaptıkları hiçbir ameli Allah asla boşa çıkarmayacaktır. (Bayraktar Bayraklı)

Bakara 190: Sizinle çarpışmaya girenlerle Allah yolunda siz de çarpışın. AMA HAKSIZ YERE SALDIRMAYIN/ÇARPIŞMADA ZULME SAPMAYIN. Çünkü Allah, sınır tanımaz azgınları sevmiyor. (Yaşar Nuri Öztürk meali)

Mümtehine 8: ALLAH, SİZİNLE DİN UĞRUNDA SAVAŞMAYAN VE SİZİ YURTLARINIZDAN ÇIKARMAYANLARA İYİLİK YAPMANIZI VE ONLARA ÂDİL DAVRANMANIZI YASAKLAMAZ. Çünkü Allah, adaletli olanları sever. (Diyanet vakfı)

Allah bizlere bunca açık barışçıl ve adaletten sapmayın emirlerini verdikten sonra, bir başka ayetinde, size savaş açanlara karşı, acımasızca, zalimce elini ayaklarını kesin der mi? Bunu söyleyenler, Kur’an ı anlamayan ya da Kur’an da çelişki yaratmaya çalışanlardır. Allah iki Müslüman toplumun birbiriyle savaşmasında bile, bakın nasıl davranın diyor.

Hucurat 9: Müminlerden iki zümre çarpışırlarsa, ONLARIN ARALARINDA HEMEN BARIŞI KURUN! Eğer onlardan biri öteki aleyhine sınır tanımazlık edip saldırırsa, AZGINLIK EDENLE, ALLAH'IN EMRİNE DÖNÜNCEYE KADAR SAVAŞIN. Eğer vazgeçerse, yine ikisi arasını adalet ve dürüstlükle sulh edin. Kuşkusuz, Allah adalette titiz davrananları sever. (Yaşar Nuri Öztürk meali)

İşte Allah ın adaleti. Asla ayrım yapamadan adaleti, barışı ayakta tutabilmek için dostluğu, kardeşliği sağlamaya çalışmak, Allah ın kurduğu düzenin en önemli özelliğidir.

Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK


You are not allowed to view links. Register or Login
You are not allowed to view links. Register or Login
You are not allowed to view links. Register or Login
You are not allowed to view links. Register or Login
You are not allowed to view links. Register or Login
2
Merhaba arkadaşlar 1.5 yıllık evliyim ve 3.5 aydır çocuk istiyoruz olmuyor🙄
Geçen hafta Dr gittim intihap var dedi ilaç yazdı ve ne olur ne olmaz diye adetin 3. Günü hormon testi yaptı.
Test sonucunda FSH 10.76 çıktı Dr normal diyor ama internette araştırdım yüksek acaba intihap ve kullandığım ilaçlar yükseltir mi?
Birde çocuk olması için tavsiye var mı?
Yumurta çatlatma iğnesi nasıl oluyor benim Dr. Hiç bana bunlardan bahsetmedi kafanı boşalt çok taktiğin için olmuyor dedi var mı bir fikri olan?
3
Anne, Bebek ve Çocuk / Ynt: bebek şekeri
« Son İleti Gönderen: Antep gelini 15 Kasım , 2018, 00:17:13 »
Arkadaşlar öncelikle hepinize merhaba demek istiyorum kendi Instagram ve Facebook hesabımız olan ell_emegimmmmm sayfasinda bebek dagitmalik hediyeleri bebek mevlüt hediyeleri bebek odası kapı süsü anne lohusa tacı ve terliği nişan tepsisi damat fincanı şeker hamuru kurabiye ve daha birçok tasarım ürün yapıyoruz üstelik sayfamızdan gelen kişilere %20 indirim uyguluyoruz bu fırsat kaçmaz 😘😘
4

Arkadaşlar öncelikle hepinize merhaba demek istiyorum.kendi tasarımını yaptığım bebek odası kapı süsü anne lohusa tacı ve terliği nikah hediyeligi kapı süsü bebek dagitmalik hediyeleri takı yastığı nişan tepsisi ve daha birçok tasarım ürün için sayfama beklerim
Instagram hesabımız ell_emegimmmmm
Facebook hesabımız ell_emegim
Siz isteyin biz yapalım
Üstelik bebeğim online dan gelen müşterilerimize %20 indirim😉😉
5
Anne Olmak İstiyorum / Ynt: Hamile miyimmm
« Son İleti Gönderen: Emine 14 Kasım , 2018, 23:20:47 »
Büyük ihtimal adet başlangıcıdır. Adetin 1 hafta gecikirse test yaptırabilirsin.
6
Eğitim / Ynt: C# Faydaları
« Son İleti Gönderen: Emine 14 Kasım , 2018, 23:18:09 »
 Hayırlısı olsun, Allah zihin açıklığı versin.  :)
7
Yeni Konu Açmadan Önce Mutlaka Okuyun! / Ynt: Acaba hamile miyim?
« Son İleti Gönderen: Emine 14 Kasım , 2018, 23:17:05 »
Olabilir, bir hafta sonra tekrar test yaptır bence
8
Bir Hanım okurumun, benim yazdığım Nisa 78 ve 79. ayetlerden bahsettiğim makaleme verdiği cevaplar, çok ilgimi çekti. Kendisinin daha önce Müslüman olduğunu, fakat İslam dan çıkıp ateist olduktan sonra, yine araştırmaları sonucunda, kendisinin YAHOVA ŞAHİDİ olduğunu söyledi. Aramızda facebook da geçen bazı konuşmalardan size bahsetmeden önce, Yahova şahitleri kimlerdir, kısaca ondan bahsetmek ve bilgi vermek istiyorum. Çünkü bu insanların düşünceleri ve din adına fikirlerinin nasıl ortaya çıktığını ve toplumlarda ve inançlarında, nasıl tahrifatlar yaptığına güzel bir örnek olduğu için yazmak istiyorum ki, onların tuzaklarına düşmeyelim. Önce Yahova şahitleri kimlermiş onu anlayalım.

“Yahova şahitleri, Protestan Hıristiyanların, bir alt grubu olduğunu söyleyenler olduğu gibi, Yahudilerin, Hıristiyanlar arasında kurduğu bir mezhep olduğunu da söyleyenler vardır. 1852’de ABD’nin Pennsylvania Eyaleti’nde ortaya çıkmış. Kurucusu, CHARLES TAZE RUSSELL’DIR. Kendilerini ne Hıristiyan ne de Yahudi olarak tanımlarlar. Kendilerini Tanrının şahitleri olarak kabul ederler. Kutsal kitapları Tevrat, Zebur ve İncil’i içine alan Kitab-ı Mukaddes adını verdikleri kitaptır. İlk olarak, kilisenin yüzyıllardır Kutsal Kitap diye okudukları İncil i, değiştirip bozduğunu iddia ederler. Bu yüzden de İncil i, YENİDÜNYA ÇEVİRİSİ ADINI VERDİKLERİ, YENİ BİR ŞEKİLDE TERCÜME ETMİŞLERDİR.

Bazı metinleri yeniden yorumlamaları, Hıristiyanların tepkisini çekmiştir. Bu yüzden Hıristiyan dünyası, Yehova Şahitleri’ni KUTSAL KİTAPLARINDA TAHRİBAT YAPMAKLA SUÇLUYOR. Ayrıca Yehova Şahitleri azizleri ve Papa’yı kabul etmez. Bu kitapta Allah’ın adı olarak TEVRAT’TA GEÇEN YEHOVA’YI KULLANMALARI DA YAHUDİLERİ KIZDIRIYOR. Çünkü Yahudiler “Allah’ın adını boş yere anmayın” ayeti üzerine Allah’ın en büyük ismi olan Yehova’yı kullanmazlar.

Eski Ahit ve Yeni Ahit’te adı geçen peygamberlere inanırlar. Kan vermezler, başkalarından da almazlar. Gerektiğinde kendi kanlarını kullanırlar. Zaten yanlarında bir belge vardır, kendilerine kesinlikle kan verilmeyeceğini belirtir. Yehova Şahitleri için bayrak, sancak, vatan gibi bizim kutsal kabul ettiğimiz hiçbir milli değer yoktur. Onlar dünya vatandaşı olduklarına inanırlar. İnanışlarında kilise ve papaz gibi kavramlar da yoktur. Din, sadece Yehova Şahitlerininkidir. Diğerleri sahtedir.

İnanışlarına göre Armageddon adını verdikleri büyük bir dünya savaşı çıkacak ve dünya birbirine girecek. GERİYE SADECE YEHOVA ŞAHİTLERİ KALACAK. İSA MESİH DÜNYAYA İNECEK, YEHOVA ŞAHİDİ OLMAYAN İNSANLARI YARGILAYACAK VE YARGILAMADAN SONRA BU İNSANLARIN HEPSİ TOPRAK OLACAK. Yani tekrar dirilemeyecek. Ardından dünya cennete dönüşecek ve Yehova Şahitleri bu cennette yaşayacak. Yehova Şahitlerinden başka geride insan kalmayacağı için de, cehennem olmayacak. Bu nedenle YEHOVA ŞAHİTLERİ ARALARINA, YENİ İNSANLARI KATMAK İÇİN ÇOK AKTİF ŞEKİLDE ÇALIŞIRLAR.

YEHOVA ŞAHİTLERİ, İSA’NIN YARATILMIŞ EN YÜKSEK VARLIK OLAN BAŞ MELEK MİKAİL OLDUĞUNA İNANIRLAR. Bu da, İsa’nın Tanrı olduğunu çok açık bir şekilde bildiren, birçok Kutsal Kitap ayetinin tersidir. Charles Russell in kim olduğunu, nasıl kehanetlerde bulunduğuna bir örnek vermek gerekirse. Bu kişi,  Hz. İsa nın 1874 de geleceğini iddia etmiş ama tutmayınca, 1914 yılını işaret etmiştir. Lütfen internetten bu kişinin hayat hikâyesini, nasıl bir insan olduğunu araştırın, ne demek istediği o zaman daha iyi anlayacaksınız.”

Gelelim bayan okurumla aramızda geçen konuya. Bu konu hakkında makale yazmamın nedeni, toplumu bu konuda bilinçlendirmek ve dikkatli olmalarına vesile olmak adınadır. Yoksa ben tüm inançlara karşı saygılıyım. Çünkü herkes kendi yaptıklarından sorumludur. Yahova şahidi olduğunu söyleyen hanım, Nisa suresi 78–79. ayetlerinde Allah, sana ne iyilik gelirse Allah dandır, sana ne kötülük gelirse kendinden dir yani senin ellerinle yaptığın yanlışların karşılığı Allah ın sana verdiği cezadır ayetlerine itiraz eden, bu hanım okurum bana şöyle bir cevap vermiş.

“İslam dan çıkmamın bir sebebi de KÖTÜLÜĞÜN ALLAHTAN gelmesi inancıdır. Deist olduktan sonra Yehova Şahidi olmamda ki etken ise yüreğimdeki ve beynimdeki EVET 'i Yaratıcımızın tüm İYİLİKLERİN, SEVGİNİN... ADALETİN kaynağı olması olduğunu anlatan Mukaddes Kitapta (Tevrat-zebur-incil) inceleyip görmemdir.”

Yazımın başında bu kişilerin nasıl bir inanca tabi olduklarını yazdığımda, bu kişilerin kendilerine tabi olmayanların, hiçbir hesabı sorulmadan, Hz. İsa nın gelişiyle Yahova şahidi olmayanları yargılayıp, bu insanların toprak olacağına inanmaları, cehennemin olmadığı böylece yapılanlarında tek tek hesabının sorulmayacağına inanıyorlar. Böylece Allah cezalandırmaz diye inanıyorlar, ama Hz. İsa Yahova şahidi olmayanları, yargısız infaz mantığıyla, yok ederek cezalandırdığı gerçeğini, her nedense göz ardı edebiliyorlar. Çok ilginç bir düşünce ve mantık değil mi? Hâlbuki inançlarının, Yahudilere ve Hıristiyanlara indirilen kitaplar olduğunu da söyleyebiliyorlar. Bu kitaplarda bahsedilen inanca tamamen ters düşüyor, çünkü ehli kitap inancında, cehennem inancı vardır. BU İNANCA SAHİP KİŞİLERİN, KUTSAL KİTAP DEDİKLERİ HALDE, KENDİ İNANÇLARI DOĞRULTUSUNDA BU KİTAPLARI KENDİLERİNCE YORUMLAYARAK, ADETA YENİ BİR DİN YARATTIKLARI ANLAŞILIYOR. Yine bana verdiği cevapta, çok ilginç bulduğum konulardan, alıntı yapmak istiyorum.

“İncil e gelince İSA Mesih 3.5 yıl görev yapmış ve kalem eline almamış yada yazı yazdırmamıştır..işi bu değildi çünkü.. O Tanrısal ilkeleri öğretmiş ...İYİ HABERİ VERMİŞ....Fidye düzenlemesini yerine getirmiş ...Bunları yaparken de etrafında tüm olan bitene TANIKLIK EDEN eğittiği öğrenciler Toplamıştır... Yani İncil=Müjde=İYİ HABER tektir. TANIKLIĞI BİRDEN FAZLADIR. YAHUDİLER TEVRAT I UYGULASALARDI İSA MESİHE İNANIRLARDI HALUK BEY. Ben Yehova'nın Şahidiyim.”

Çok ilginçtir, Hz. İsa nın eline kalem bile almadığını, yani kendisine herhangi bir kitap indirilmediğini, ya da kayda aldırmadığını söylüyor. Yalnız iyi güzel haberler ilettiğini, tanrısal ilkeleri öğrettiğinden bahsediyor.  Çok daha ilginci bu anlatılanlara, tanıkların olduğunu, onları eğittiğini kanıt göstererek, tanıkların birden fazla olduğunu da özellikle yazmış. Bu satırları okuduğunuzda, sanırım biz Müslümanların yaptığı yanlışlar geldi aklınıza. Allah sakın Kur’an ın sınırlarını aşmayın, Kur’an ın ipine sarılın, tanığınız kanıtınız yalnız Kur’an olmalıdır dedikçe, Peygamberimizin en yakınındaki kişilerin rivayet ettiği iddia edilen onca sözün/hadisin dinde hüküm koyacak kanıtlar olduğunu da söylemiyorlar mıydı? Peygamberimizin veda hutbesini düşünün lütfen. Yüz bine yakın topluma hitap ettiği rivayet edilir. Ama günümüze yaklaşık 6–7 farklı veda hutbesini görebilirsiniz. İşte Allah ın indirdiği kitaplar, dinler hep aynı yolu izleyenler tarafından, işte böyle yolundan saptırıldı. TANIK, YA DA KANIT BEŞERİN RİVAYET ZİNCİRİ ASLA OLAMAZ. Allah gelecek kullarını sorumlu tutacağı bilgileri, asla böyle bir yolla ulaşmasına izin vermez ve vermediğini de söylüyor. TANIK VE KANIT YALNIZ ALLAH IN BİZZAT TEBLİĞ ETTİĞİ SÖZLER OLUR Kİ, BUDA APAÇIK KİTABIDIR. Onun içindir ki Allah ın elçisi, peygamberimiz Hz. Muhammed sağlığında, Kur’an ın dışında hiçbir sözü, bilgiyi yazdırmamıştır.

Çok ilginçtir sözlerinin son kısmında ise, Yahudiler Tevrat ı uygulasaydılar, İsa Mesih e inanırlardı diyor. Çok doğru, tüm bunlardan Kur’an bahseder ve derki, biz elçilerin geleceğini önceden haber veririz. Çok ilginçtir, bende aynı düşünceden yola çıkarak, bu arkadaşımıza şöyle hatırlatmıştım. Hıristiyanlarda ellerindeki Yuhanna İncilin de geçen, Hz. İsa nın benden sonra, beni tasdik edecek ÖVÜLEN BİR ELÇİNİN, habercinin geleceğini bildiriyor, eğer Hıristiyanlar ona uysalardı, Peygamberimiz Hz. Muhammed in geleceğine de inanırlardı. Yine arkadaşımız inandığı düşünceleri anlatırken, şöyle cevap vermiş.

“Bazen Melek direk dikte verir..Bezen Vahiy olarak ...Bazen rüyet görür..bazen Rüya şeklinde olur... İSA MESİHE TANIKLIK EDENLERE YAZICI GÖREVİ VERİLMİŞTİR...kim verdi ..Yaratıcımız.. Tanrısal İlham ve RUHULKUDDÜS yönlendirmesi olmasa yazamazlar. Bu kadar şeyi ayrıntılı hatırlayamazlar...çocuk oyuncağı insan işi değil. YARATICIMIZDAN BAHSEDİYORUZ.”

Bu ve buna benzer düşünceleri, inançları ne yazık ki İslam toplumunda da görüyoruz. Geleneksel İslam anlayışını dine sokmaya çalışanların yönteminde de, bu yol kabul görür. Onun içindir ki diğer dinlerde olduğu gibi, İslam toplumu da bu yolla bölünmüş ve parçalanmış, Allah ın kitabından uzaklaşmışlardır. Allah vahyinin Cebrail ya da kendisinin vahyettiğinden bahseder, ama rüyada vahiy geldiği konusunda bilgi yoktur. Çünkü Allah rüya konusunu anlatırken, rüyada gördüklerimizin hangisinin, gerçek olduğu konusunda emin olamayacağımız örneklerini verir.

Arkadaşımızın söyledikleri, aklın ve mantığım kabul etmeyeceği düşüncelerin ürünüdür. İsa Peygamberimize tanıklık edenlere, koşulsuz güvenerek, yazıcı görevi verilmiştir dediğimiz andan itibaren, kendi nefsimizde kararlar almış ve uygulamış oluruz. Bu görevi Allah dan başka kimse veremez. Allah emirlerini kayda aldıracaksa ki elbette kayıt ettirmesi gerekir, bu görevi bizzat elçisine verir. İster kendisi yazar, ya da bizzat onun denetiminde yazılır. Tıpkı Kur’an gibi. Eğer bu görevi Allah vermiş olsaydı, yüzlerce İncil günümüze ulaşıp, toplanarak bu İnciller dörde indirilmezdi. Demek ki bu düşünce ve inanç kendi nefsimizi aldatmaktan başka bir şey değilmiş. Hz. İsa nın 12 havarisinden birisinin, kendisine ihanet etmesi, Yahudilerle birlik olup Hz. İsa ya karşı tanıklık yapması, konuyu daha iyi anlamak adına, aslında ibretlik ve düşündürücüdür. Bir başka cevabı üzerinde düşünelim şimdide.

“Kur'an BİLGİ bakımından beni bağlar Sizi İMAN bakımından bağlar. YANİ YAPBOZ TAHTASIMIDIR KUTSAL KİTAP .. Gönderdi bozdular, gönderdi bozdular, en son kuran geldi... Nasıl bir anlayış bunu kabul edebiliyor.”

Arkadaşımız Kur’an bilgi bakımından kendisini bağladığını, beni de bir Müslüman olarak iman bakımından bağladığını söylemiş. Aslında bu sözlerin tutarlılığı yok, karşısındakine hoş görünmek amacıyla söylenmiş sözlerdir. Çünkü Kur’an a inanmayan bir insanı, neden bilgi bakından Kur’an bağlasın? Çünkü arkadaşımız Allah ın gönderdiği Kur’an ın içeriğine inanmayıp, yapboz tahtası mı kutsal kitap, gönderdi bozuldu diyerek adeta küçümsüyor. Beni bağladığı doğrudur, çünkü Kur’an a, şükürler olsun iman ediyorum. Yine ilginç olan, bayan okurum Hz. İsa nın tekrar geleceğini, anlam saptırması yaparak, tıpkı İslam ı tarikat ve cemaat eksenli yaşayanların yaptığı gibi, kelimelere farklı anlamlar vererek, Kur’an dan ayet örnek vermeye ve Hz. İsa nın geleceği, bakın Kur’an da yazıyor demeye çalışıyor. İnanmadığı bir kitaptan örnek verip delil göstermesi, çok ilginç değil mi?

Çok daha ilginci, Kur’an için bunu söyleyen arkadaşımız Zebur, Tevrat ve İncil için aynı şeyi söylemiyor. Madem Allah tek kitap gönderdi, kitaplar arasında hiçbir değişiklik yapmadı, neden o kitaplar hakkında aynı düşünceleri söylemiyor da, yalnız Kur’an için söylüyor. Buda art niyetle söylediğinin açık kanıtıdır.

Bizler inancımız konusunda, her nedense rüzgâr da savrulup gidiyoruz, bir o yana bir bu yana. Çünkü Kur’an ın sınırlarını aştıkta ondan. Tüm Ehli kitabın, buna bizde dâhiliz, aynı derdi ve sorunlarının olduğunu anlamak zor olmasa gerek. Yahova şahitlerine, dinleri karma yaparak oluşturdukları yeni bir din mi deriz, tarikat mı deriz, mezhep mi fark etmez. Tüm bu ve buna benzer bölünmeler, beşeri oluşumlardır. Allah ın istediği orta yoldan uzak, nefsi sapma ve guruplaşmalardır. Bizde de benzer örneklerini görüyoruz. Hepside kendilerinin doğru yolda olduklarını söyleyip, kendilerinden olmayanları suçluyorlar.

Bu inancın, kendisine tabi olmayanların, Hz. İsa tarafından hiçbir hesaba çekilmeden, yaptıklarının karşılığı verilmeden sırf bu cemaate uymadıkları için, yok edilerek toprak olacağına inanması, aklın ve mantığın kabul etmeyeceği bir düşünce olduğu gibi, hiç bir beşeri adalet anlayışına ve Allah ın adalet anlayışına asla uymaz.

Bu fikre inananlar, Allah ın geleceği bildiği için, insanların imtihandan geçirilmeyeceğine inandıklarından dolayı, cehenneminde olmadığına inanıyorlar. Onun içindir ki insanlara, ya YAHOVA ŞAHİDİ OLACAKSIN, YA DA YOK OLACAKSIN ZİHNİYETİ AŞILANMAKTA VE BÖYLECE BU TOPLUM, KENDİLERİNİ ÜSTÜN BİR İNANÇ, TOPLUM OLARAK GÖRMEKTEDİRLER. Bu zihniyetin, Yahudilerden esinlendiklerini rahatlıkla söyleyebilirim.

İlginç olan ve tezat teşkil eden, Allah geleceği bildiği halde, kullarının yaptıkları yanlıştan dönmeleri için elçi ve kitaplar göndermesidir. Bu zihniyete sormak isterim.  Allah geleceği bildiği halde, neden zaman zaman elçi ve uyarıcı kitaplar göndermiş ve kullarını doğru yola davet etmiştir? Bunu düşünebilen, zaten böyle yalan yanlış düşüncelere asla inanmaz. Din ve iman, nefsin ve aklın birlikte kullanılması ile oluşur.  İstediğin kadar oku, araştır. Eğer nefsini terbiye etmeden, aklı devre dışı bıraktıysan, okuduklarının arasında en doğru seçimi asla yapamazsın. Allah, iyi niyetle gerçeklerin arayışında olan kulunun, gönül gözünü açarım diyor. Gönül gözünü önce açmanın yolunu bulmalıyız, YOKSA HAKKI BATIL, BATILI HAK ZANNEDERİZ.

Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK


You are not allowed to view links. Register or Login
You are not allowed to view links. Register or Login
You are not allowed to view links. Register or Login
You are not allowed to view links. Register or Login
You are not allowed to view links. Register or Login
9
Yeni Konu Açmadan Önce Mutlaka Okuyun! / Acaba hamile miyim?
« Son İleti Gönderen: Acaba05 08 Kasım , 2018, 16:30:05 »
Adetim bugün 19 gun gecikti 7 gun geciktiginde kan testi yaptırdım sonuç 0.13  negatif cıktı ama henuz adet olmadım acaba bu geç döllenme denilen olay olmuş olabilir mi bilen varsa fikir verebilir mi?
10
Anne Olmak İstiyorum / Ynt: Hamile miyimmm
« Son İleti Gönderen: Sibel05 06 Kasım , 2018, 15:27:01 »
Arkadaşlar ben yeni uyeyim benimde adetime 5 gun var hafif lekelenmeler goruyorum kasiklarim hafif agriyo cok az kahverengi leke oluyo arada hamilemiyim ne zaman test yapim acil lutfen
Sayfa: [1] 2 3 4 5 6 7 8 9 10